 |
| Sohbete Katılın
|
|
Kayıtlı kullanıcı değilseniz bazı özellikler ile sınırlı kalabilirsiniz. nasil1firma.com'un üyesi olmak için lütfen buraya tıklayınız
|
| Acil Bilgi İstiyorum |
Bu sayfaya erişebilmek için lütfen kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz. Üye değilseniz üye olmak için lütfen buraya tıklayın
|
| İş İlanları |
|
Şu an sitemizde bu firma ile ilgili iş ilanları yer almamaktadır.
|
| Bu Firmadaki Son Mesajlar |
|
|
|
|
|
|
|
Orion Group |
personel adaylarına saygı göstermeyen kurumsal olamaz !
İnsan kaynakları sitelerinde ilanlarını gördüğüm ve başvurduğum hizmet firmasıdır.Bu sektörde birçok büyük projeye imza atmış deneyimli bir yöneticiyim.Cv'mde ve ön yazımda bu firmaya her başvurduğumda ayrıntılı olarak belirtiyorum.Fakat bu burnu büyük firma olumsuz dönüş yapma lütfunda bile bulunmuyor.kariyer sitelerini reklam aracı olarak kullanarak iş arayanların umutlarıyla oynayan firma imajından sıyrılmak istiyorlarsa adaylara ivedi şekilde dönüş yapmaları gerekir.Bu vahşi kapitalist ortamın rüzgarına kapılarak şımaran her firma yokolmaya mahkumdur.
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Kurumsallık peşinde olan yok artık.
Size tavsiyem 15 gün kuralına uymanızdır. Görüşmeyi bitirirken, 15 gün bekleme süreniz olduğunu ve bu süre içinde cevap vermezler ise olumsuz
kabul edeceğinizi bildirin. Ancak 15 günden sonra aradıklarında reddedecek
kadar da kararlı olmalısınız. Çünkü bunlar genellikle son sözü sizin söylemeniz
den hoşlanmazlar. İşe alım sürecinde, kişinin ne kadar eğilebilir bükülebilir
olduğunu ölçmek isterler. Bekleterek süründürmek bunun bir parçasıdır.
Sizler bizler matematik, fizik ve algoritmalar ile uğraşırken, bu insan
kaynakları şeyleri de bu taktiklerle uğraşıyor, sonuçta ülke bu yüzden
geri kalıyor. Yani işe alırken sizi tanımaya değil, ezmeye uğraşıyor.
Bu arada bunlar kapitalist değil. Ağalık aşamasında takılmış kalmış ve hala
marabaya karşı sınıfını ve konumunu koruma mücadelesi veren feodeller.
Başlangıçları sanayi değil. Toprak, esnaflık vs... Kapitalist böyle olmaz. Eğer
karşılıklı menfaat varsa kapitalist ile bir orta nokta bulursunuz. Ama bunlarla
orta nokta bulmanın yolu yoktur; ancak sizin biat etmeniz ve onun efendi olduğunu kabul etmeniz durumunda çalışma ortamı doğar.
Bizler, sizler neyin ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bu işlerin de niye böyle
olduğunu bu noktaya geldiğini biliyoruz ama "erg" yok. Orada, uzaklarda bir
köy var, o köydeki herkes horul horul uyuyor. O sebeple dibi görmeden
çözüm de yok. Bekleyeceğiz. Bizim gibi toplumlar öngöremez, deneyip görür.
Önemli olan "resilient" olmak, tevekkül göstermek artık ne derseniz.
Kurumsallık arayışını bırakın bir kenara, çünkü bu adamlar çok önce
bıraktılar. İşsizliğin az olduğu, devletin ana işveren olduğu dönemlerde
özel sektörde yetenekli iş gücü yokken, personel çekebilmek için "bizde en
az devlet kadar kurumsalız" diyordu bunlar. O zamanlardan kalma bir söylem
bu. Şimdi artık ihtiyaçları kalmadı bu söyleme. Rakibi bitirdiler. Bizde özel
sektör rakip olarak daima aynı işi yapanları değil devleti görmüştür.
Kurumsallık devlete özgü bir kavramdır. Şimdi özel sektörün yeni sloganı şudur "biz işi olmayana iş vermeyiz". Bu ise "bekara ev vermeyiz" ile aynı anlayıştır. Doğal olarak, torpili olan ve hali hazırda işi olan, daha kolay iş buluyor. Zaten "en kolay iş, işin varken bulunur" sloganı da oradan geliyor.
Deveye sormuşlar hani...
Geçenlerde bir arkadaşım anlattı. Holdinglerden birinde yalakalıkla yükselmiş
bir şahıs, kendine bağlı çalışanlara şöyle diyormuş, hem de yüzlerine: "atacaksın bunları işten, alacaksın uzun süre işsiz kalmış köy
çocuğunu, bak nasıl çalışıyor". Rahatsızlığının sebebi ise, kendi rüşvet yediği
firmalara verilen işlerin artırılmamasıymış aslında. Hala köylü diye
birşeyin kaldığını zannediyor. Hepsi şehirlerde artık. Bu yaratık, holdingin dar alanında paslaşmaktan köylü diye birşey kalmadığını farkedememiş. Bunların yaşam döndüsü şöyle oluyor: önce işe giriyorlar, sonra yükselmek için herşeyi yapıyorlar, koydukları güdük hedefe ulaşınca yoğun bir boşluk duygusu yaşıyorlar, daha yukarısı yok çünkü orası patronun akrabalarına ayrılmış, her akşam sosyal tesiste birbirleriyle beraberler, sonra derken mazallah yanlış yunluş işler olur = aile boyu rezillik, büyük ekran plazma tv, büyük araba, eşlerde arabalar, çocuklarda arabalar, sonra "ey cemaat hakkınızı helal ediyormusunuz". İşin ilginç tarafı, bu holdingler daima alt kademede dolaşım yarattıkları için zaman içinde hep yerinde duran orta tabaka, üzüm üzüme baka baka kararır hesabı birbirine benzemeye başlar, birlikte yaşlanırlar. Eğer marketlerde dolaşırsanız, birinin holdingte çalıştığını
suratından anlarsınız. Bunlar kendi kendine bir iç kısır kültür oluştururlar.
Ondan sonra da, gelişmekten, teknolojik ataktan, inovasyondan, yok marka
anlayışından bahseder dururlar. Her işte devleti suçlarlar, teşvik yok derler.
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Bu sayfaya erişebilmek için lütfen kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz. Üye değilseniz üye olmak için lütfen buraya tıklayın
Bu sayfaya erişebilmek için lütfen kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz. Üye değilseniz üye olmak için lütfen buraya tıklayın
|
|
|
 |
|